PAYLAŞ
Samsung

Hayatımızın her anı, her saniyesi etrafımızda birbirinden güzel, ilham veren, azim dolu başarı hikayeleri ile doludur. Günlük yaşantımızın koşuşturması içinde çok azımız kafamızı kaldırıp etrafımıza şöyle dikkatlice bakarız. Oysa sıradan, monoton bir gün olarak nitelendirdiğimiz günde bile çevremiz bize ilham verebilecek, hayallerimizi gerçekleştirebilmemiz için cesaret bulmamızı sağlayacak hikayelerle doludur.

Hepimiz her sabah uyandığımız zaman Arzum su ısıtıcısıyla kahvemizi içeriz, Muratbey kaşar peyniriyle, Maret sucukla, Çaykur çayıyla kahvaltımızı yaparız. Binbir çeşit marka kişisel otomobillerle veya toplu taşıma araçlarıyla işe gideriz. Yine bu kuruluş hikayelerinden sadece birini yaşamış olanların ürettiği bilgisayarları, masaları, telefonları, vs. Cihazları kullanarak işimizi yaparız değil mi? Ama çok azımız şu anda bu yazıyı okumak için dahi kullanmak zorunda kaldığımız o bilgisayar üreticisinin nasıl böyle başarılı olduğunu derinlemesine merak eder. “Samsung nerelidir, hangi ülkenin ürünüdür?” diye sorarak öğrenme ihtiyacı hissetmeyiz.

Hayal kuranlar ve kurdukları hayali uygulayabilecek iradede olanlar hikayelerini yazıp önümüze koyarken; birileri bütün bunları adeta basit bir bilgisayar oyunu oynarcasına becerirken, bizler de hayatın sıkıcılığından, monotonluğundan ve anlamsızlığından yakınır dururuz. Ortaya çıkarmaya cesaret edemeyip hep kendimize sakladığımız, hatta yeri gelince kendi kendimize bile inkar ettiğimiz o hayaller hep içimizde kaldığı için de başkalarını, diğer insanları veya sistemi suçlarız. Peki o zaman gerçekten geçerli mazeretleri olanları veya gerçekten ciddi adaletsizliklere maruz kalanları ayrı tutmak üzere sormak gerekmez mi “Rüyalarınızı gerçeğe dönüştürebilmek, bir şeyler üretebilmek veya bir yenilik getirebilmek için ne yaptın?” diye… İki seçeneğimiz vardır: Hiçbir engele ve hiçbir motivasyon kırıcı unsura aldırmadan ısrarla çizdiğiniz yoldan devam etmek ve sonunda başarmak vya başkalarının başarılarını izleyerek, günlük yaşantının her saniyesinde kullanarak sessizce yaşamak… Çoğumuz farkında olmadan zaten ikincisi seçmiş durumdayız. Ama ek olarak; ikinci seçeneği seçmemiz halinde şikayet etme hakkımız da yoktur dostlar…

Çünkü o adam hayallerinin peşinden giderek Beko’yu yaratıyor ve size sunuyor. Başka birisi de Ford otomobilleri yaratıp size muazzam ulaşım imkanları sunuyor. Bugün o markaların yaşadıkları gurur tabloları da, kurucularının korkusuzca hayallerinin peşinden gitmelerinin ödülünden başka bir şey değildir.

Eğer ikinci değil de birinci seçeneğe geçmek istiyorsak üşenmeden araştırmalıyız. “Microsoft’un kurucusu ve sahibi kim, hangi şehirde kim tarafından kurulmuş” diye merak ederek diğer insanların hikayelerinden ilham almalıyız.